
Merhaba, ben Elvin
Hikayem aslına bakılırsa son yıllarda sıkça karşılaştığımız, belki sıradan bile denebilecek bir çalışma hayatını bırakıp hayalinin peşinden koşma
hikayesi. Öyle uzun uzadıya planlanmış, yıllar içerisinde tohumları atılmış veya hazırlığı yapılmış bir geçiş değil üstelik! Benim kalbimde,
ruhumda ve hayatımda yarattığı dalgalanmaya bakacak olursak bu beyaz yakadan pembe yakaya geçiş hikayesi tam anlamıyla kızgın
kumlardan serin sulara atlamamın hikayesi! “Acaba yapabilir miyim?” derken mekanı görüp “işte burası benim yerim” deyişimin hikayesi.
Peki neden 4Sekiz? Ne anlamı var?
4Sekiz, yani 4 Ağustos 2020 beklenmedik bir günde ve şekilde hayatımın değişerek oğlumu kucağıma aldığım gün!
Hani tam da iş hayatında yaşadığımız gibi planlar yapılmış, tarihler belirlenmiş, hazırlıklar devam ediyor falan derken birdenbire tüm ezberleri
bozarcasına aramıza katılmaya karar veren oğlumun doğum günü! Bundan tam 1 yıl sonra 4 Ağustos 2021 ise beyaz yaka hayatımı
sona erdirdiğim gün. Bakmayın öylece yazıverdiğime; bu da planlı veya hazırlıklı olduğum bir değişim değildi, birdenbire oluverdi ve
hayatım tüm o karmaşık duyguların kakafonisi içerisinde yeni bir şeye dönüştü. Peş peşe iki 4 Ağustos hayatımı bir daha asla eskisi gibi
olmayacak şekilde değiştirdi, beni değiştirdi, bakışımı değiştirdi. Özetle benim kendimi şanslı, endişeli, mutlu, duygusal,
keyifli, hüzünlü, kızgın ve daha sayamadığım birçok duygu halinde bulduğum, birçok şeyim olan bir gün! Planlar yaparken
hayatın nasıl da değişiverdiğini öğrendiğim (veya öğrenmeye çalıştığım) ve çok şey borçlu olduğum bir gün. 4Sekiz’in adını da
ürünlerimi ortaya çıkarmaya çalışırken her günün nelere gebe olduğunu, karmakarışık duyguların ne de güzel şeyler ortaya
çıkarabildiğini ve hayatın tüm zorluklarına rağmen nasıl da yaşamaya değer olduğunu hatırlamak için seçtim. Bana her gün
kapısını açarken bunları hatırlatsın, hayattan ilham almama yardım etsin ve hayata tüm duygularıyla eşlik edecek ürünler
çıkarmama kılavuzluk etsin diye.
Sevgiler!
Elvin